Çıplak Cüce

By

Çıplak Cüce

Yazı: Gail W.

Hayatın -varsa eğer- gerçeğine yaklaşmak istedin mi hiç. Mutluluktan bahsetmiyorum. Kırık, hüzünlü bir kırmızı. Dışardaki fanustan ayrı bir iç fanus. Adım attığında, gündelik olanın dışarda kaldığı bir suskunluk hali. Toplu yapılan bir yetişkin ayini. En mahremin en ortada olduğu bir çıplak olma durumu. Üstüne giydiğin her ne varsa çıkartıp herkesle eşitlendiğin bir yalınlık.
Kimsin sen? Kimsin SEN? Nasıl tanımlıyorsun kendini. Övünerek söylediğin mesleğinle mi? Vücudunun biçimi, parçalarının büyüklüğü ile mi? Yalan ve sahte olanı taşıyamadığın bu yerde; söz ettiğin şeylerin bir önemi yok. Kimsin sen görmek ister misin? Kendinle yüzleşmek, sevdiğini gerçekten sevmek, tutkunu en yalın hali ile dökmek zemine. Üzüntünü haykırmak, nefretini savurmak!

Ürküttü mü sözlerim seni. Üzerindeki prangadan, paradan, ünvandan, edep diye bildiğin şeyden arın diyorum sana. Kendine ait olanı YARATabilirsin belki ilk defa hayatında. Geç kalmışlıklarını boş ver. Bak gözlere. Müziği dinle, çok şey söyleyecek sana. Tek ol. Hiç dokunulmamış yerlere dokunsun adımların. Çok Uzak gibi gelen sözler fısıldayacak kırmızı. Bırak kendini, izleyenleri unut. Bu ayin burada başlayacak ve bitecek bir şanstır sana. Şimdi değil biraz sonra, gündelik yaşama döneceksin tekrar. Evine, işine, parana, hayat bildiğin şeye. Fırsatın varken yaşa, en arsız, hayasız, ve gerçek biçimde.