Milonga Cücesi

By

Milonga Cücesi

Yazı: Gail W.

Nasıl anlatabilirim ki nefesin nefesime karışmasını, uyku ve uyanıklık arası bir yerde adımlarımın adımlarına yaklaşmasını. Eğer hiç sevmeden geçmişse hayat, bu dans yapılamaz arkadaş, ya da şöyle sımsıkı tutmamışsan bir kızı; belki hiç bırakmamışsan kendini kollarına bir adamın, garip gelir olan biten. 3.5 dakikaya sıkışmış aşklarla ilgilidir Tango. Bu yüzden yoğundur. Söyleyecek bir şeyleri olması gerekir insanın, boş bakışlar donuk duruşlar uymaz bu müziğe.

İçinizde belli belirsiz bir heyecan olur bazen, biraz rahat biraz temkinli, sonra giderek kontrolünüzden çıkar her şey. Akışa bırakırsınız kendinizi, nefes almayı unutur insan. Hayır hayır, nefes almayı istemez zaman boşa geçmesin diye. Ezberlenmiş adımların kifayetsizliği bundandır. Bilmekle ilgili değildir tango hissetmekle ilgilidir, yaşamakla ilgilidir.

Ve nasıl başkalarının hayatlarını yaşamak sefil, sahte ve ıstıraplı bir şey ise; başkalarının adımlarını atmak veya atmaya çalışmakta öyledir. Kendine benzer insanın dansı. Başkası için yapamazsınız. Siz varsınızdır bir de karşınızdaki. Etraf flulaşır, gezici bir ışık döner tepenizde sadece siz bilirsiniz. Bu yüzden kalabalıklar içinde bile olsa mahremdir. Bir tek müzikten saklayamazsınız kendinizi, sizin hırsızınız olur. Sizden önce yaşanmış ve sizden sonra yaşanacak olanlara ait bir tek o vardır.

Bittiğinde ise her seferinde buruk, her seferinde kekremsi bir yarım kalmışlık hissi bırakır damağınızda. İki beden ayrılırken ancak umut taşınabilir bir sonraki sefere dair.

Bunların dışında kalan her şey öğrenilebilir okullarda, yukarda cüretle yazılanlar  ise bir ihtimal yaşanır.