“Tangonun Büyüsü” Tangosever’leri Sardı

By

“Tangonun Büyüsü” Tangosever’leri Sardı

Coğrafyadan bağımsız, internet radyolarının baş tacı Cazkolik.com‘un ve programlarından “Tangonun Büyüsü“nün bizdeki yeri ayrıdır. Kapadokya’da yaşadığımız yılların bizlerde bıraktığı anılardan bir dergi çıkaracak olsaydım, Deniz’in mikroskop başında bir yandan çalışıp bir yandan Cazkolik dinlediği bir resmi iki sayfayı kaplayacak şekilde koyar, altına da “İyi ki varsınız!” diye kocaman bir başlık atardık herhalde.

Bizim için Neşet Topaloğlu kimdir diye sorulacak olursa, Charles Bukowski’nin, John Fante’nin “Toza Sor” kitabına yazdığı önsözden bir parça ile başlardık söze önce: “…raflardan aldığım kitaplardan bir kaç satır ya da bir kaç sayfa okumaya devam ettim. Derken bir gün, bir kitap çektim, açtım ve kalakaldım. Bir kaç paragraf okudum. Sonra çöplükte altın bulmuş gibi kitabı masaya götürdüm. Cümleler sayfada yuvarlanıyorlardı, kayıyorlardı. Her cümlenin kendine özgü enerjisi vardı. Cümlelerin özü sayfaya bir biçim veriyordu; sayfaya oyulmuşlardı sanki. Duygusallıktan korkmayan birini bulmuştum sonunda. Mizah ve acı olağanüstü bir kolaylıkla iç içe geçmişti. O kitabın ilk sayfaları benim için çılgın bir mucizeydi. Kütüphane kartım vardı. Kitabı alıp odama götürdüm, yatağıma uzandım, okumaya başladım ve çok geçmeden farklı bir üslup geliştirmiş biri ile karşı karşıya olduğumu biliyordum. Kitabın adı toza sor, yazarı ise John Fante idi. Fante’nin, yazarlığıma ömür boyu sürecek bir etkisi olacaktı. …Fante benim tanrımdı ve tanrıların rahatsız edilemeyeceğini, kapılarının çalınmayacağını biliyordum. Ama Angel’s Flight’ın neresinde oturduğunu tahmin etmeye çalışır, hala orada yaşadığını düşlemeyi severdim. Hemen her gün oradan geçerdim. Camilla’nın tırmandığı pencere bu muydu? Lobi bu mu? Hiçbir zaman emin olamadım. 39 yıl sonra toza sor’u bir daha okudum. Fante’nin bütün kitapları bu gün de tazeliğini koruyor.

Böyle uzun bir alıntı yapmamın sebebi, bizim de büyük oranda aynı hisleri paylaşmamızdan ileri gelir. Bizim için de Kapadokya’da Tangonun Büyüsü, Bukowski’nin Toza Sor’u bulması gibiydi. Neşet Bey’in programları hoparlörlerden ortama akıyor, ismi gibi büyülüyordu. Şüphesiz bizim de sohbetlerimizle, blogumuzla, radyo programlarımızla tangoyu paylaşma halimizde Neşet Topaloğlu’nun büyük etkisi var ve olacak.

Bukowski hiçbir zaman Fante’yi yazarken görememiş belki ama biz Neşet Bey’le tanışma, program yaptığı yeri, Tangonun Büyüsü’nü kaydederken konuştuğu mikrofonu görme ve dahası programına, kendisinin nazik daveti ile konuk olma fırsatını bulduk ve bunu sizlerle de paylaşmak istedik. Bizim katıldığımız program 105’inci programdı. Dile kolay, 105 program pür tango… 39 yıl sonra bile niteliğini koruyacak 105 program… Siz de katılma onuruna nail olduğumuz programı dinlemek ve heyecanımızı paylaşmak isterseniz Cazkolik ve Tangonun Büyüsü‘ne buyrun…